muvatta hadisi,muvatta hadisleri, İmam Malik, İmam Malik kimdir, İmam Malik hayatı, İmam Malik hadisleri, muvatta kütübü sitte muvatta hadisleri, sahih muvatta hadisleri, muvatta hadis fihristi, muvatta, imam malik, muvatta hadisi hadis, kütübi sitte

Aramak İstediğiniz Konuyu Alttaki Kutucuğa Yazınız

Reklam

İmam Malik Rahmetullahi Aleyh

Muvatta Hadisleri Okumak İçin TIKLAYIN Lütfen

Hem hadis hem de fıkıh ilminde önemli yeri olan ve Müslümanlar arasında en çok yayılan dört fıkıh mezhebinden de birinin imamı olarak bilinen İmam Malik’in tam adı Malik ibnu Enes ibni Malik ibni Ebi Amir el-Asbahi’dir. Künyesi Ebu Abdullah’tır. Medine’de dünyaya gelmiştir. Doğum tarihi hakkında farklı rivayetler bulunmaktadır. Ancak yaygın olan rivayete göre hicri 93 yılında doğmuştur. Ailesi Yemen asıllıdır.

Muvatta Hadisleri Okumak İçin TIKLAYIN Lütfen

Dedesi Malik ibnu Ebi Amir’in Yemen valisinden zulüm görmesi sebebiyle Medine’ye hicret ettiği rivayet edilir. İbni Hacer el-Askalani, el-İsabe adlı eserinde dedesinin babası olan Ebu Amir’in sahabeden olduğunu dile getirir. Daha başka kaynaklarda da onun sahabeden olduğu ve Bedir savaşı hariç Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in birçok ileri gelen savaşına katıldığı bildirilmiştir.

Malik ibnu Enes, çocukluk yaşlarında Kur’an’ı Kerim’i ezberleyerek hafız oldu. Kur’an’ı Kerim’i ezberledikten sonra Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in hadislerini ezberlemeye ve bu yüce ilmi tahsil etmeye başladı. İlmi tahsiline Medine’nin ileri gelen âlimlerinden ders alarak başladı.

Bunların başında da uzun süre kendisinden ders almış olduğu Abdurrahman ibnu Hurmuz gelmektedir. Onun yanı sıra Rabia ibnu Abdurrahman, ibnu Şihab ez-Zuhri, Ebu Zinad, Yahya ibnu Said el-Ensari başta olmak üzere yüz kadar ilim adamından ders almıştır.

Medine, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in İslam devletini kurduğu şehir olduğundan ve İslam ahkâmının uygulanışına beşiklik ettiğinden ilmi yönden de son derece zengin bir beldeydi.

Bu yüzden Malik ibnu Enes de orada ilim tahsilinde kendilerinden istifade edebileceği birçok değerli ilim adamı bulabilmiştir. Dolayısıyla Medine dışına pek çıkmamış, ilim öğrenimini de öğretimini de orada sürdürmüştür. Hatta bazı rivayetlerde hacc haricinde Medine dışına çıkmadığı bildirilir.

İmam Malik ilim tahsilinde hadis öğrenimine büyük önem vermiştir. Bu amaçla birçok kişiden hadis dinlemiştir.

Hadis dinlediği kişilerin başta gelenleri ise şunlardır:

Muvatta Hadisleri Okumak İçin TIKLAYIN Lütfen

Abdullah ibnu Ömer’in kölesi Nafi Muhammed ibnu’l-Munkedir, Ebu’z-Zubeyr, İbnu Şihab ez-Zuhri, Amir ibnu Abdillah, Abdullah ibnu Dinar.

Bunlardan Nafi ibnu’l-Muktedir’den aynı zaman Ömer (Radiyallahu Anh)’ın ve Abdullah ibnu Ömer (Radiyallahu Anhuma)’nın fetvalarını öğrenmiştir.

Malik ibnu Enes, ilim hayatında Medine dışına pek çıkmadığından ve diğer bazı muhaddisler gibi ilim seyahatlerinde bulunmadığından kendilerinden hadis aldığı kişiler genellikle Medine’liydiler.

Kendilerinden hadis naklettiği kişilerin güvenilir, zühd ve takva sahibi olmalarına dikkat ettiği gibi aynı zaman hadis ehlinden olmalarına da dikkat ederdi. Bu konudaki hassasiyetini şu sözleriyle dile getirmiştir:

“Mescidi Nebevinin sütunlarını göstererek şu sütunların dibinde, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle dedi” diyen yetmiş kişiye rastladım. Bunların hiçbirinden bir şey almadım. Bunlar belki beytulmal kendilerine emanet edilecek kadar güvenilir kişilerdi. Fakat onların hiçbiri buna kendilerinden hadis alınmaya ehil değillerdi.”

İmam Malik’in İlimdeki Metodu ve Yeri

İmam Malik, hocalarından İbnu Şihab ez-Zuhri ve Rabia ibnu Abdirrahman’a ders verip veremeyeceğini sormuş ve onların olumlu cevap vermelerinden sonra ders ve fetva vermeye başlamıştır. Onun bu hareketi bir tür icazet alma niteliği taşıyordu. Malik ibnu Enes, bir hadis âlimi olmasının yanı sıra ünlü bir fıkıh âlimiydi. Kitap ve sünnetten hüküm çıkarmada ün kazanmıştı.

Bunun yanı sıra cerh ve tadil ilminde yani ravilerin rivayetlerinde ne derece güvenilir olduklarının belirlenmesinde, kimlerin rivayetlerinin delil olup kimlerininkinin olamayacağının tespitinde de maharetli ve geniş bilgi sahibiydi. Hatta cerh ve tadil ilminin birçok kuralının onun tarafından konulduğu nakledilir.

İlmi çalışmalarını genellikle Medine’de yürüttüğünden İmamu Daril-Hicre yani hicret yurdunun imamı diye anılır. Hadisleri ve sahabilerden nakledilen söz ve eserleri tasnifatının yanı sıra fıkhi konularda fetva vermekle de meşgul oldu. Fetva verirken yavaş ve dikkatli hareket eder, mesele üzerinde etraflıca düşünürdü. Bazen soru soran kişiyi geri gönderir konu üzerinde araştırma yaparak bir neticeye vardıktan sonra görüş bildirirdi.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in sünnetinden sapacağı veya farazi meseleleri gündeme getirmede bir aşırılığın kapısını açabileceği korkusuyla vukua gelmemiş farazi meseleler hakkında görüş bildirmekten kaçınırdı. Nitekim sonraki dönemlerde ilim adamları bazen farazi meselelerle ilgili görüşler beyan etmekten vukua gelmiş konularla ilgilenmeye vakit bulamayacak kadar bu konuda ileri gitmişlerdir.

Kendi Medine’den çıkmadıysa da hacc için Hicaza giden ve bu vesileyle Medine’yi ziyaret eden pek çok ilim adamıyla görüşmüş, onlarla ilmi meselelerde sohbetler yapmıştır. Çağının ileri gelen pek çok ilim adamıyla görüşme ve fikir alış verişinde bulunma fırsatı elde etmiştir.

İmam Malik’in Vefatı

İmam Malik ibnu Enes, hicri 179 yılında, 85 yaşındayken Medine’de vefat etti ve oraya defnedildi. İmam Malikin el-Muvatta adlı hadis kitabı temel kaynaklardan biri olduğu gibi aynı zamanda günümüze kadar gelen hadis kaynakları arasında ilk tedvin edileni niteliği taşımaktadır. Ondan önce tedvin edilen hadis eserleri de genellikle hadis sahifesi niteliği taşıyan küçük çaplı eserlerdi. El-Muvatta, Kütüb-i Tis’a yani dokuz temel hadis kaynağı arasında yer almaktadır.

Kaynak ve Anahtar Kelimeler İçin Tıklayın

Reklam