Fâtır Sûresi 032. Ayet

Aleyhissalatu vesselam

Kur'an-ı Kerim

Örneğin : Namaz, Zekat, Cennet, Cehennem gibi ...
035 FÂTIR
22 . Cüz
438 . Sayfa
Ayet: 
032
ثُمَّ اَوْرَثْنَا الْكِتَابَ الَّذ۪ينَ اصْطَفَيْنَا مِنْ عِبَادِنَاۚ فَمِنْهُمْ ظَالِمٌ لِنَفْسِه۪ۚ وَمِنْهُمْ مُقْتَصِدٌۚ وَمِنْهُمْ سَابِقٌ بِالْخَيْرَاتِ بِاِذْنِ اللّٰهِۜ ذٰلِكَ هُوَ الْفَضْلُ الْكَب۪يرُۜ
Summe evresnel kitâbellezînastafeynâ min ibâdinâ, fe minhum zâlimun li nefsih(nefsihî), ve minhum muktesid(muktesidun), ve minhum sâbikun bil hayrâti bi iznillâh(iznillâhi), zâlike huvel fadlul kebîr(kebîru).
Diyanet İşleri Başkanlığı Meali: 

Sonra biz o kitabı kullarımızdan seçtiğimiz kimselere (Muhammed'in ümmetine) miras olarak verdik. Onlardan kendine zulmedenler vardır. Onlardan ortada olanlar vardır. Yine onlardan Allah'ın izniyle hayırlı işlerde öne geçenler vardır. İşte bu büyük lütuftur.

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır Meali: 

Sonra biz o kitabı kullarımızdan süzüp seçtiklerimize miras bıraktık. Onlardan da nefislerine zulmeden var, orta yolu tutan var, Allah'ın izniyle hayırlarda ileri geçenler var. İşte bu büyük lütuftur.

Ayeti Dinle: 
Ruhul Furkan Tefsiri: 

(Habîbim! Senden) sonra o ki taba, kulla rımız arasından seçmiş olduğumuz (sa hâbe- i kirâmı ve kıyâ mete kadar gelecek ümmet- i Mu hammed’i, özel likle de) o (âlim) kişileri vâris kıldık. Artık onların içerisinden (Kurân`ı Ke rîm’le amel etme konusunda gevşeklik yaparak) kendi nefsine zulmeden vardır, onlardan kimi (iyi ve kötü amel leri birbirine karıştırsa da ekseriyetle iyi amele muvaf fak olup) orta yollu gidicidir, onlardan bir kısmı da, Allâh’ın izni (ve kolaylaştırması) ile (yapılmış) olan hayırlar(ı) sebebiyle (sevap ve cennete doğru) öne geçicidir. İşte ancak bu (Kur’ân-ı Kerîm’e vâris kılınmak), pek büyük bir lütfun ta kendisidir! Nitekim Kur’ân ehli olan bir kişi; hayırlarda öne geçmişse, cennete de hesapsız olarak en önce girecektir. Sevabı günahı denk gelecek şekilde orta giden kişi; Rasûlûllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)`in ve Kur’ân’ın şefâatiyle cennete girecek ve kolay bir muhâsebeye tâbi tutulacaktır. Günahları ağır basan kimselerse; kurtuluştan ümit kesecek derecede ağır muhâsebelerin ardın dan, kendilerine erişen İlâhî rahmetle cennete dâhil olacaklardır!

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır Meali ve Tefsiri: 

Onun için seni layık görmeseydi, bunu sana vahy etmez, seni böyle son Peygamber Muhammed Mustafa kılmazdı. Sonra o kitabı, yani Kur'ân'ı kullarımızdan seçtiğimiz seçkinlere miras kıldık. Yani senden sonra ümmetin olan kullarımız içinden seçip beğendiğimiz süzme kulları ona varis kıldık. Bu şekilde Muhammed ümmeti en ileri, en süzme ümmet olduğu gibi, onlar içinde de en seçkinleri, Kur'ân'ı ezberleyen kimseler olarak peygambere varis olan bilginlerdir. Ki onlar içinden de kimisi nefsine zulmeder, kitaba varis olduğu halde gereği gibi okuyarak, amel edemeyerek. kimi de muktesıd, orta yoldadır. Kâh amel ediyor, kah etmiyor. Kimisi de Allah'ın izniyle hayırlarda ileri gider. Hayırlarda öne geçer, imam, önder, reis başkan olur ki, işte asıl peygamber varisi olanlar, "Hayır yarışlarında, ta öne geçip kazananlar: Onlar öncüdürler. İşte onlar en çok yaklaştırılmış olanlardır. Naiym cennetlerindedirler." (Vâkıa, 56/10,11,12) övgüsüne ermiş bulunanlar onlardır. İşte büyük lütuf budur. Böyle hayırlarda ileri gidip öne geçmektir.

Yusuf Ali (English): 
Then(3919) We have given the Book for inheritance to such of Our Servants as We have chosen: but there are among them(3920) some who wrong their own souls; some who follow a middle course; and some who are, by Allah.s leave, foremost in good deeds; that is the highest Grace.
M. Pickthall (English): 
Then We gave the Scripture as inheritance unto those whom We elected of our bondmen. But of them are some who wrong themselves and of them are some who are lukewarm and of them are some who outstrip (others) through good deeds, by Allah's leave. That is the great favour!
Yandex.Metrica